Dolar 48,6751
Euro 55,9069
Altın 6.702,22
BİST 13.122,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Cum 24°C
Cts 25°C
Paz 25°C
Pts 26°C

Ekrandaki savaş, topluma “uzaktan travma” yaşatıyor

İstanbul Okan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr.

Ekrandaki savaş, topluma “uzaktan travma” yaşatıyor
REKLAM ALANI
2 Nisan 2026 11:03
161

İstanbul Okan Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi İlker Çayla, dijital medyada artan savaş ve çatışma içeriklerinin toplum üzerinde görünenden çok daha derin psikolojik etkiler yarattığını söylüyor.

Savaşın artık yalnızca coğrafi bir gerçeklik olmadığını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Çayla, “Bugün insanlar savaşın kendisini yaşamıyor olabilir ama onun görüntülerini, hikâyelerini ve duygusal yükünü her gün yeniden deneyimliyor. Bu durum savaşı fiziksel bir olay olmaktan çıkarıp gündelik hayatın içine sızan sürekli bir psikolojik deneyime dönüştürüyor” diyor.

ARA REKLAM ALANI

Sürekli maruz kalınan içeriklerin bireyleri, zihinsel olarak çatışma atmosferinin içine çektiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Çayla, bu durumu şöyle tanımlıyor:

“Literatürde bunu ‘uzaktan travma’ ya da ‘ikincil travma’ olarak adlandırıyoruz. Kişi savaşın içinde değil ama zihni sürekli oraya taşınıyor. Sosyal medyanın algoritmik yapısı da kriz ve şiddet içeriklerini öne çıkararak bu etkiyi daha yoğun ve sürekli hale getiriyor.”

“En tehlikeli sonuçlardan biri: duyarsızlaşma”

Türkiye’de özellikle gençlerin ve kentli nüfusun bu etkilenmeyi daha yoğun yaşadığına dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Çayla, şunları söylüyor: “Gün içinde defalarca savaş görüntülerine maruz kalmak, fark edilmeden süreklilik kazanan bir huzursuzluk yaratıyor. Bu zamanla kaygıya, odaklanma sorunlarına ve geleceğe dair güvensizlik hissine dönüşüyor. Zihinsel yorgunluk, uyku problemleri ve dikkat dağınıklığı bu sürecin en yaygın sonuçları.”

Dr. Öğretim Üyesi Çayla’ya göre bu yoğun maruziyetin en kritik etkilerinden biri de duygusal körelme: “Sürekli şiddet görüntülerine maruz kalan bir zihin, bir süre sonra bu durumu olağanlaştırmaya başlıyor. İlk başta sarsıcı olan görüntüler zamanla sıradanlaşıyor. Bu da empati kapasitesinin zayıflamasına ve toplumsal duyarlılığın aşınmasına yol açıyor.”

“Çocuklar bu tablo içinde çok daha savunmasız”

Çocukların bu süreçten çok daha derin etkilendiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Çayla, “Görsel içerikleri yetişkinler gibi filtreleyememeleri, savaş haberlerinin onlar üzerinde daha derin bir korku ve güvensizlik duygusu yaratmasına neden oluyor. Dünya algısının erken yaşta ‘tehlikeli ve belirsiz’ bir çerçevede şekillenmesi, uzun vadeli psikolojik etkiler açısından ciddi riskler barındırıyor” uyarısında bulunuyor.

“Artık bu bir ruh sağlığı meselesi”

Dr. Öğretim Üyesi Çayla savaşın etkilerinin yalnızca politik ya da askeri alanla sınırlı kalmadığını vurgularken, “Medya aracılığıyla hayatımıza giren savaş, artık doğrudan bir ruh sağlığı meselesi. Türkiye’de artan medya tüketimiyle birlikte bu etkiler daha görünür hale gelirken, bireysel farkındalık kadar medya kullanım alışkanlıklarının da yeniden düşünülmesi gerekiyor. Çünkü savaş artık sadece uzakta yaşanan bir gerçeklik değil; ekranlar üzerinden herkesin hayatına dokunan sessiz ama güçlü bir deneyim” tespitini yapıyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.