Dolar 48,6593
Euro 55,9223
Altın 6.713,97
BİST 13.122,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 26°C
Paz 25°C

Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir

Çocuklarda 7 yaşından itibaren başlayabilmesine rağmen çoğu zaman 20’li yaşlara kadar fark edilmeyen ve 40’lı yaşlara kadar ilerlemeye devam edebilen keratokonusun belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç.

Çocuklarda Göz Ovalama Masum Olmayabilir
REKLAM ALANI
19 Ocak 2026 21:03
126

Çocuklarda 7 yaşından itibaren başlayabilmesine rağmen çoğu zaman 20’li yaşlara kadar fark edilmeyen ve 40’lı yaşlara kadar ilerlemeye devam edebilen keratokonusun belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, şunları söyledi: “Gözlerde sürekli alerji ya da kaşıntı olması, ilerleyici miyopi veya astigmatizma, gözlüğe rağmen net görememe, ışığa hassasiyet ve göz kamaşmaları keratokonusun en belirgin belirtileridir. Bu şikâyetlerin görülmesi hâlinde vakit kaybetmeden uzman bir göz hekimine başvurulmalıdır. Çünkü keratokonus, erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde ilerleyen dönemlerde ciddi görme sorunlarına yol açabilir.”

Ebeveynlerde Varsa Çocukta da Risk Artıyor

ARA REKLAM ALANI

Keratokonusun, gözün saydam tabakası olan korneanın incelmesi ve sivrileşmesi sonucu görme kaybı ile karakterize bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, “Genetik yatkınlık hastalığın gelişiminde önemli rol oynar. Ebeveynlerinde keratokonus bulunan çocuklarda, yaklaşık %7 oranında aynı hastalığa yakalanma riski vardır. Keratokonusta kornea yapısı bozulup düzensiz bir yüzey hâline geldiği için çocuklar çoğu zaman gözlükle dahi net göremediklerinden şikâyet ederler. Tanıda keratometrik ölçümlerde artış, kornea kalınlığında azalma ve düzensiz astigmatizma gibi bulgular saptanır. Kesin tanı ise kornea topografisi ile konur. Topografi sayesinde hastalığın evresi belirlenir ve buna uygun tedavi planı oluşturulur” dedi.

Akademik Başarının Anahtarı: Sağlıklı Gözler

Eğitim hayatında ilerledikçe kitaplarda yazıların küçülmesi ve okuma yoğunluğunun artmasının gözler üzerindeki yükü her geçen yıl artırdığını belirten Doç. Dr. Ocak, “Öğrenmenin yaklaşık %80’i görsel yollarla gerçekleşir. Bu nedenle özellikle gözlük kullanan çocuklarda numara değişimlerinin düzenli olarak takip edilmesi son derece önemlidir. Yanlış ya da yetersiz gözlük numarası, göz yorgunluğunu artırarak dikkat dağınıklığına yol açabilir” dedi.

Okul çağında en sık karşılaşılan görme problemlerini ise şöyle sıraladı:

  • Keratokonus: Çocukluk çağında erişkinlere kıyasla daha hızlı ilerleyebilir. Erken teşhis edilmezse ciddi görme kaybına neden olabilir.
  • Göz Tembelliği (Ambliyopi): Erken yaşta tespit edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilir.
  • Kırma Kusurları: Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma akademik başarıyı olumsuz etkileyebilir.
  • Gizli Şaşılık: Odaklanma güçlüğü ve baş ağrısına neden olarak çocuğun okuma isteğini azaltabilir.

Ebeveynler Bu Belirtilere Dikkat!

Çocukların hal ve hareketlerini izleyerek gözünde bir sorun olup olmadığının anlaşılabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Ocak’a göre aşağıdaki belirtiler görüldüğünde uzman doktora başvurması gerekiyor;

  • Televizyonu yakından izlemek veya kitap okurken çok yaklaştırmak
  • Tahtadaki yazıları görebilmek için gözlerini kısmak
  • Okuma yaparken satır atlamak veya okuduğunu anlamada güçlük çekmek 
  • Sık sık gözlerini ovuşturmak, alerji, kaşıntı, sulanma veya kızarıklık
  • Işığa karşı aşırı hassasiyet ve odaklanma anında baş ağrısı şikayeti
  • Devamlı ilerleyen miyopi ve astigmat
  • Gözlüklerinizden bir türlü memnun olamama
  • Gözlüğe rağmen net görüş elde edememe

CCL Tedavisi ile Keratokonusu Durdurmak Mümkün

Keratokonus tedavisinde çapraz bağlantı yöntemi olan CCL (Corneal Cross Linking) tedavisinin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, “Hastalara CCL uygulanabilmesi için, kornea kalınlığının en az 400 mikron olması gerekli. Hastanın tedaviye uygunluğunu, tedavi öncesinde yapılan kornea kalınlığı ve topografi ölçümleri sayesinde belirleyebiliyoruz. Tedavinin başarısında kritik nokta, hastalığın erken teşhis edilerek hastanın hızlıca tedaviye yönlendirilmesidir. Kornea nakline kadar varacak ciddi sonuçlar doğurabilen bu rahatsızlığın erken teşhisi, hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından büyük önem taşıyor” diyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.